4 Eylül 2011 Pazar

We Want Peace On Earth ☮

Balkan müzisyenler barış için çaldılar, söylediler.

Play the Future Presents adı altında yaptıkları bu müzik projesinde Türkiye'den de Savaş Gencer ve Kerem Kırca'ya yer verdiler.

Bakın onlar ne diyor?


27 Ağustos 2011 Cumartesi

Pink Floyd grubunun kurucusu Roger Waters, müzik endüstrisinin, Filistinlilerin haklarını desteklemesini ve insanlık dışı duvara karşı koymasını istedi.


Water, boykot hareketinin, kararını vermeden önce Batı Şeria'daki duvarı bizzat görmesini istediğini, bunu kabul ederek, BM korumasıyla Kudüs ve Beytüllahim'i ziyaret ettiğini belirtti.
Roger Water, gördükleri karşısında hissettiklerini, "Hiçbir şey, o gün gördüğüm şeye beni hazırlayamazdı. Duvar, görülmesi gereken korkunç büyük bir yapı. Başka bir dünyadan sıradan bir gözlemci olan bana küçümser bir tavırla muamele eden genç İsrail askerleri tarafından korunuyor" sözleriyle kaleme döktü.
"Bir yabancıya böyle hissettiren duvarın, Filistinliler için ne anlama geldiğini tahmin edin" diyen Water, o gün yaşamları İsrail'in işgaliyle her gün ezilen Filistinlilerin kaderinden kaçamayacağını fark ettiğini yazdı.
Water, Filistinlilerle dayanışma içinde olduğunu göstermek için duvara "Sıkı kontrole ihtiyacımız yok" yazdığını ve Tel Aviv'de sahne almasının, istemeyerek de olsa Filistinlilerin gördüğü zulmü meşrulaştıracağının farkına vardığını, konserini Tel Aviv'deki bir stadyumdan, kendisini farklı inançlar arasında işbirliğine adamış tarım topluluğunun yaşadığı Neve Şalom'a taşıdığını açıkladı.
Bu konserin, 60 bin hayranının katılımıyla tüm beklentilerin aksine İsrail'in kısa tarihindeki en büyük müzik şölenlerinden biri olduğuna dikkati çeken Roger Water, konserin sonunda, İsrail hükümetinin komşularıyla barış yapması ve İsrail'de yaşayan Filistinlilerin vatandaşlık haklarına saygı duymasını talep etmeleri öğüdünü verdiği İsrailli gençlerle buluştuğunu belirtti.
Roger Water, o günden bugüne İsrail hükümetinin İsrailli Araplara haklar tanıyacak kanun yapma girişiminde bulunmadığına, duvarın, Batı Şeria'yı yasa dışı bir biçimde daha fazla ilhak ederek büyüdüğüne, sanal bir cezaevinde kapalı kalan Gazze halkının, haksızlıklarla karşı karşıya olduğuna dikkati çekti.
Herkesin temel insan haklarını hak ettiğini belirten Water, yazısının, İsrail halkına bir saldırı niteliği taşımadığını, öte yandan müzik endüstrisindeki meslektaşlarına ve diğer sanatçılara, kültürel boykota katılmaları çağrısı olduğunu kaydetti.
Roger Water, yazısını, "Sanatçılar, apartayd yıkılana ve beyazlarla siyahlar eşit haklardan faydalanana kadar Güney Afrika'da Sun City'de çalmayı reddetmekte haklıydı. Ve işgal duvarı yıkılana ve Filistinliler İsraillilerle hak ettikleri barış, özgürlük, adalet ve itibar içinde bir arada yaşamaya başlayana - ki hiç şüphesiz o gün gelecek- kadar İsrail'de çalmayı reddetmek hakkımızdır" sözleriyle bitirdi.

25 Ağustos 2011 Perşembe

Keep Talking

Şarkı yapım aşamasındayken bir gün David Gilmour televizyonda bir telekomünikasyon reklamına denk gelir, reklamda fizikçi Stephen Hawking Voice Synthesizer'ı aracılığıyla insanlar arası iletişimin tarihsel boyutunu etkileyici bir şekilde anlatmaktadır. Gilmour çok etkilenir ve hemen British Telecom Yetkililerine/Hawking'e ulaşıp o konuşmanın bir bölümünü şarkısında kullanmak istediğini söyler, olaylar gelişir...


Aslında Stephen Hawking reklamda tam olarak şöyle der:


‎"For millions of years, mankind lived just like the animals.
then something happened which unleashed the power of our imagination.
we learned to talk.
and we learned to listen.
speech has allowed the communication of ideas, enabling human beings
to work together.
to build the impossible.
mankind's greatest achievements have come about by talking.
and it's greatest failures by not talking.


it doesn't have to be like this.


our greatest hopes could become reality in the future.
with the technology at our disposal, the possibilities are unbounded.
all we need to do is
make sure
we keep talking"


Bahsi geçen reklam:





Şarkıya ilham veren ve şarkıdaki mesajın sahibi olan kişinin (Stephen Hawking) konuşamaması da şarkının ayrı bir etkileyici yönüdür.

Ayrıca Gilmour talk box adı verilen cihazını kullanarak değişik ses efektlerine de yer vermiştir.


Bahsi geçen parça:


24 Ağustos 2011 Çarşamba

12’sinde duymuyordu, 25’inde Grammy aldı

Dünyanın ilk tam zamanlı solo perküsyoncusu Evelyn Glennie, 19 Temmuz 1965’te Aberdeen İskoçya’da bir çiftlikte doğdu. Babası Herbert Arthur Glennie, bir İskoç country dans grubunda akordiyon çalıyordu. Genç müzisyenin yetişmesinde Kuzeydoğu İskoçya’nın yerli müzik gelenekleri çok etkili oldu.

Sanatçının müzik kariyerinde önemli olacak diğer isimler Glenn Gould, Jaqueline du Pré ve Trilok Gurtu’ydu. Glennie’nin kullandığı ilk müzik aletleri ağız mızıkası ve klarnetti. Glennie, 12 yaşında duyma yetisinin yüzde 95’ini kaybetti. Ama müzikten kopmak istemiyordu. Perküsyon titreşimlerini hissetmek için öğretmeniyle birlikte davul çalıştı. Ellon Akademisi’nde ve Royal Academy of Music’te eğitim aldı. Glennie ilk profesyonel çıkışını 1985’te yaptı.

Glennie’nin bugün 13 albümü var ve yılda 100’den fazla konser veriyor. Ünlü perküsyoncu kendi beste yapmanın yanı sıra diğer kompozitörlerin bestelerini de repertuarına ekliyor. Bugüne kadar performanslarında 53 konçerto, 56 resital, 18 konser parçasına yer veren Glennie, canlı performansında sanatçı ortalama 60 enstrüman kullanıyor.

Evelyn Glennie; Nana Vasoncelos, Kodo, Bela Fleck, Björk, Bobby McFerrin, Emmanuel Ax, Sting, Kings Singers, Mormon Tabernacle Choir ve Fred Frith gibi müzisyenlerle beraber çalışmış.

Evelyn Glennie konuşmaları anlamasa da bazı sesleri sınırlı olarak duyabiliyor. Glennie ses titreşimlerini vücudunun farklı kısımlarıyla algılıyor. Alçak tondaki sesleri ayakları ve bacaklarıyla hissederken yüksek sesleri ise yüzü, boynu ve göğsüyle hissediyor. Konserlerine çıplak ayakla çıkıyor. Glennie’nin duyma yetisi ve kendisinin bu konudaki deneyimleri üzerine ‘Disability Essay’ ve ‘Hearing Essay’ adlı iki denemesi bulunuyor.

Glennie bugüne kadar 80’e yakın uluslararası ödül kazandı. 1989’da Bela Bartok’un Sonata for two pianos and percussion’ı ile Grammy ödülüne layık görüldü. Müziğe katkılarından dolayı 1993’te “Officer of the British Empire”, 2007’de ise “Dame Commander” unvanlarını aldı.

Glennie son olarak yönetmen Thomas Reidelsheimer’ın 2004 yapımı Touch the Sound filminde rol aldı.

Evelyn Glennie nasıl dinlenir gösteriyor

Beklentilerimizin ötesindeki bu sunumda, sağır vurmalı çalgı sanatçısı Evelyn Glennie müzik dinlemenin sadece ses dalgalarının kulak zarımıza çarpmasına izin vermekten çok daha fazlası olduğunu gösteriyor.